Panik atak nedir? Belirtileri nelerdir?

Panik atak ve panik bozukluktan söz ederken; öncelikle ikisinin de psikiyatride ayrı ayrı tanımları olduğunu belirtmek gerekiyor. Panik atak ve panik bozukluk arasındaki fark ya da ilişki nedir? Panik atak belirtileri neler ve nelerle karıştırılıyor. Panik atakta ilaç tedavisi nasıldır?

Panik atak nedir? Belirtileri nelerdir?

NPİSTANBUL Beyin Hastanesi'nden Dr. Semra Kaya Baripoğlu ve Uzm. Psikolog Yıldız Burkovik panik atak ve nedenlerini anlattı...


Panik atak ve panik bozukluk arasındaki fark ya da ilişki nedir?
Panik atak ve panik bozukluktan söz ederken; öncelikle ikisinin de psikiyatride ayrı ayrı tanımları olduğunu belirtmek gerekiyor. Şöyle ki; panik atak, bir an boyunca yaşanan korku nöbeti olarak tanımlanabilir. Buna, kişinin bedeninde bir anda hissettiği korku veren belirtiler diyebiliriz ki, bunlar nöbet gibi gelişiyor.

En sık görülen belirtiler: Kalp, göğüs kafesinden çıkacakmış (boşa atar) gibi duyumsanır, midede kelebek uçuşması gibi bir duygu olarak tanımlanan his gelişir, dengesizlik, baş dönmesi, şiddetli göğüs ağrısı gibi kalp hastalığını ya da beyin kanamasını taklit eden bir durum ve kısa süreli bir yaşantıdır bu. Bedensel belirtiler şiddetlendiğinde kişi iyice korkar. Ve bunu yaşayan kişi, 'Ne oluyor bana kalp krizi mi, beyin kanaması mı geçiriyorum?' gibi korkulara kapılır. Korku, kalp çarpıntısı ve krizi tetikler. Genel anlamda bu bir ataktır.

PANİK ATAK NEDİR

Panik bozukluk ise bu atakların tekrarlaması halidir. Hatta denilebilir ki, süreğen hale gelmesidir. Panik atak tek başına bir hastalık değildir. Tek bir atak ya da seyrek ataklar, depresyonun bir parçası olabilir ya da sosyal fobi durumunda kişi korktuğu bir durumla karşılaştığında, bunları yaşayabilir çünkü atak, heyecan durumunun abartılı halidir.

PANİK ATAK TEDAVİSİ

Bu durumda panik bozukluk nedir?
Panik bozukluk ise tanımlanmış psikiyatrik bir hastalıktır. Kişide herhangi bir stres yokken, öylesine otururken, yatarken bir anda PA gelir ve çok sık tekrarlanır. Bir atak sonrasında kişinin zihni bu atakla ilgiliyse, geldi gelecek, yeniden ne zaman olacak gibi duygularla çantasında bir şeyler taşıyorsa ve bir şekilde bu korkulu beklentilerden dolayı yaşamı kısıtlanıyorsa ki, durum bundan daha ileri de olabiliyor. Örneğin, kişi ilk atağını arabada ya da otoyolda bir tünelde yaşamışsa veya vapurda yaşamışsa, bu mekânlara bir daha kesinlikle giremiyor. Bu kaçınmalar nedeniyle günlük yaşamı kısıtlanıyor. İşte bu durumda, biz bunlara artık panik bozukluk diyoruz. Yani bir hastalığa, sıkıntıya bağlı olmaksızın gelişen ve sıklaşan ataklar panik bozukluğa dönüşüyor…

Panik atak belirli durumlara özgü de ortaya çıkabilir, Ancak, panik bozukluğu yaşayan insanların alt yapısı nasıl tanımlanır? Yani hangi bireyler bu hastalığa yatkındır?
Panik atağın, bozukluğa dönüştüğü durumlarda, bu hastalığı yaşayanların kişilik özelliklerine göre bir tanımlama var tabii ki. Bizim mükemmeliyetçi dediğimiz kişilikler bu hastalığa daha yatkın oluyor. Kurallara uyan, kesinlikle kuralların dışında davranılmasına tahammül edemeyen kişiler bunlar. Dakik, her şeyi zamanında yapmak isteyen, yaşamının her alanında her şeye çok dikkat eden, ilişkilerinde sınırlar çizen bu kişiler aynı zamanda günlük yaşamlarında da çok sorumluluk alıyorlar. Neredeyse tüm iş arkadaşları, aileden yakınları, eşleri, çocukları bu insanların kendi sorunlarına çözüm bulmasını bekliyorlar.  Ev kadınlarını ele alalım;
Tabii ki, çok yoğun biçimde ev işleri var. Sorumluluk duyguları da gelişmiş olduğu için kimsenin en ufak bir sorununa kayıtsız kalamıyorlar. Bu insanlar, hemen herkesin onların görüşüne ve çözüm önerilerine başvurduğu en güçlü insan profili oluyorlar ve en önemlisi kendi sorunları olduğunda bunları yakın çevrelerindeki kimseye yansıtmıyorlar. evdeki her şeyi çekip çevirirken, hasta olana onlar bakıyor. Ne yazık ki, bir süre sonra böylesine bir yük fazla geliyor bu kişilere. Panik bozukluğu yaşayan kişiler arasında, sorumluluk duygusu fazla yöneticiler, özellikle kendi işini yöneten kadın ve erkekler sık görülüyor. Zamanla yarış yapmaktan, saniyenin peşinde koşmaktan bu sorun başlıyor.

Panik atak öncesindeki tablo genelde neleri anlatıyor bize?
Panik atak ve panik bozukluk öncesinde uzun süreli bir stres mutlaka oluyor. Durduk yerde çıkmıyor çünkü panik atak. Bu insanlar, yakınlarındaki herkesin sorumluklarını üstlenmiş olabiliyorlar. Örneğin bu tablonun ardında, 15-20 yıl boyunca bu sorumluluk duygusunu yüklenmiş bir kadın görüyoruz mesela ya da yüksek tempolu bir iş yaşamı çıkıyor karşımıza veya çatışmalı, kişiyi hırpalayan bir ilişki olabiliyor öyküde. Bunların sonucunda panik atak tabloları ile bize geliyor insanlar.

PANİK ATAK BELİRTİLERİ

Panik atak belirtileri neler ve nelerle karıştırılıyor
En çok görülen belirtiler arasında; göğüs ağrısı, kollarda uyuşmalar, kalple ilgili belirtiler oluyor. Aldığınız nefes yetmiyor gibi bir his gelişiyor, kan beynine sıçrıyor hissi yoğunlaşıyor, atak sırasında tansiyon da yükseliyor, baş dönmesi, dengesizlik, mide bulantısı karın ağrısı, barsak hareketlerinde artış, ishal, ter basmaları şiddetli bir şekilde  yaşanıyor. Bunlardan sonra çevre algısında bozulma, bulunduğu ortamı konumlandıramama, etrafı değişik algılama hali gelişiyor. Gerçeklikten kopuyormuş, yer ayağının altından kayıyormuş, bayılacakmış gibi hissetmeye başlıyor kişi.  
 
Bu ataklar ne kadar sürüyor
Sıklıkla dakikalarla sınırlı oluyor bu ataklar ve en yüksek şiddetine 10 dakika içinde ulaşıyor, nadiren daha uzun sürüyor. Hasta, yarım saat içinde normale dönmüş oluyor. Yani hasta, hastane aciline gidene kadar panik atak geçiyor. Sonuç olarak hastanelerin acilinde kalp krizi  beklentisi ile sıra bekleyen panik atak hastaları muayene sonucunda kalbinde bir şey olmadığını öğreniyor ve doktorlar onu eve gönderiyor. 

Panik atakla birlikte agorafobiden bahsediliyor, nedir aradaki ilişki?
Agorafobi açık alan korkusuna verilen isimdir. PA yaşayanlar için de kapsamı biraz daha geniştir. Aslında bu kişiler, yani panik atak yaşayanlar, herhangi bir ortamda PA yaşarlarsa yardım alamamaktan, ortamdan çıkarılıp hastaneye, doktora yetiştirilememekten, ya da ortamda rezil olmaktan korkarlar.  Özelikle kapalı ve kalabalık alanlarda, 'yeniden bir fenalık geçireceğim, buradan çıkamayacağım, doktora yetiştirilemeyeceğim, aklımı kaybedebilirim ya da saçma bir şey yapabilirim, yanımdakiler korkar, etrafımdakiler ne düşünür, doktora gidemem' diyorlar. Bu kişiler dışarı yalnız çıkamıyor, sinema, tiyatro, alışveriş merkezleri gibi kalabalık mekânlara gidemiyor. Evlerinde yalnız kalamıyor, yanında mutlaka birini istiyorlar, 

Örneğin, İstanbul'da yaşıyorsa, iki kıta arasında karşıdan karşıya geçemeyebiliyor yıllar boyunca. Bu nedenle işlerini kaybedenler bile var. Hele de söylediğim gibi ilk atağını arabada ve tünelde ya da sıkışık trafikte yaşamışsa bunu kesin olarak yapamıyor. Yaşanan yer ve duruma özgü fobi geliştiriyorlar. Bazı kişiler yıllarca iş yaşamından ve normal hayattan kopuyor. Tatile gidemiyor, bulunduğu yerden çıkamıyor, uçağa binemiyor, işine gidemiyor. Panik atak durumunda genellikle uzun yol korkusu da olabiliyor. Genellikle kontrol sorunları olduğu için, bazıları gideceği yere otobüsle gidemiyor, kendi aracıyla gidebiliyor.

PANİK ATAK GEÇİRMEK

Panik atakla birlikte seyreden psikiyatrik sorunlar nelerdir?
Panik atağın birlikte görüldüğü bazı durumlar var. Depresyon geçirmekte olan kişilerde, sürecin bir yerinde PA yaşanabilir. Panik bozukluğun sonrasında gelişen depresyon da var. Kişinin yaşam kalitesi bozulduğunda, iş ve sosyal yaşamdan kopma, maddi kayıplar yaşandığında depresyon gelişebiliyor. Fobi durumlarında ise bir korku heyecan olarak yaşanıyor panik atak ve öyle bir boyuta varabiliyor ki, örneğin sosyal fobi sorunu olan bir kişi bir toplantıdan çıkıp gitmek durumunda bile kalabiliyor. (Bozukluk halini aldığında ise) Panik bozuklukla birlikte görülen diğer bir psikiyatrik hastalık ise Alkol ve Madde bağımlılığıdır.

Kontrol sorunları mı var bu kişilerin?
Evet olabilir. Çünkü mükemmeliyetçi kişilerin, her durumda 'kontrol bende olsun' düşüncesi var ama asıl olarak 'bana bir şey olur, fenalaşırım, hastaneye yetiştirilemem, etrafa rezil olurum' korkusuyla gidemiyor bu kişiler. 
 
 Kaygı bozukluğu nedir, neden oluşur, kimler yatkındır?
Kaygı bozuklukları deyince, bu başlık altında yaygın anksiyete (genelleşmiş kaygı bozukluğu), fobiler, obsesif kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu gibi bir grup hastalık tanımlanmıştır. Genelleşmiş kaygı bozukluğu, güne yayılan bir olumsuz beklenti içinde olunması durumudur. Çoğu zaman nedeni de yoktur bu durumun ama kişi sürekli olarak göğsünde bir baskı, bunaltı hissi, nefes alamama durumu, kaslarda gerginlik, ağız kuruması, ellerde, kollarda, yüzde uyuşmalar gibi bedensel şikâyetlerle giden bir durum yaşar. Bu durumu daha çok kadınlarda görüyoruz.

Beyin kimyasında ne oluyor da bu durum yaşanıyor?
Beyin çok karmaşık bir yapı. Beyinde 100 milyarın üzerinde  hücre bulunduğu biliniyor ve bunların her biri, birbiriyle ilişki halinde. Beynin iç, orta kısımlarında dışarıdan gelen duyusal verileri, üst katmanlara taşıyan, oradan alınan emirleri de vücuda ileten yapılar var. Yani duyusal alış verişi yöneten merkezler var. Buralarda belli bazı noktalar var ki, onlar gerçekten bir tehlike uyaranı olmadan, yanlış sinyal veriyor ve vücut sistemi harekete geçiyor. Orada kimyasal bir düzensizlik oluyor.
 
Panik ataklılarla yaşamak zorunda olan aile bireylerine neler söyleyebiliriz?
Hastalığın ne olduğunu tanımak, belirtilerini bilmek önemli. Bu hastalığın öldürmediğini bilmek de çok önemli tabii ki. Bir panik ataklı kişinin geçirdiği atak sırasında yakınları da  panik oluyor çünkü. Bu atakların tehlikeli olmadığını bilmek şu anlamda önemli; çünkü bilindiği zaman her yeni atakta onu tekrar hastaneye götürmek gerekmiyor.Hasta yakınları, tedavinin düzenli sürmesine yardımcı olmalı. Atakların ortadan kalkması için 6/8 hafta gerektiği de bilinmeli.  
 
Hangi tür rahatsızlıklar panik atağa yol açabilir?

Uzun süreli ve stresli yaşam öyküleri panik atağa yol açabiliyor bunu söylemiştik. Psikiyatrik rahatsızlıklardan depresyon, panik atağa ciddi bir zemin hazırlıyor. Depresyon süreci içinde bir noktada panik atak gelişebilir.  Yine yaygın anksiyete bozukluğu, alkol ve madde kullanımı da PA gelişimine yol açıyor.

Başka hangi psikiyatrik rahatsızlıklar panik atak tablosunu çağırabilir?
Uzun süreli alkol ya da madde kullanımı bu sorunu beraberinde getirebilir. Hatta öyle ki, maddeler için konuşursak bazı uyarıcı maddeler tek kullanımda bile panik atağa neden olabiliyor. Bunların denenmesi sonrasında bile hastalar panik atak yaşayabiliyor. Bazı duyarlı kişilerde alkolün tek kullanımı da panik atağa neden olabiliyor. Zaten yüksek ve uzun süreli dozda alkol ve madde kullanımı da panik atağın gelişmesine yol açıyor. Sosyal fobi de hem kendi başına sık karşılaşılan bir rahatsızlık, hem de panik atağa neden olabiliyor. Toplum içinde konuşamama, ellerde titreme, yiyip içememe de sosyal fobi belirtisidir ve bazı anlarda panik atak boyutunda belirtiler ortaya çıkabilir.

PANİK ATAKTA İLAÇ TEDAVİSİ

Panik atağın ortaya çıkardığı sorunlar neler?
Panik bozukluk yaşanınca kişinin sosyal ve akademik işlevselliği düşünce, bu tabloya depresyon ekleniyor. Özellikle hastalık tanınmadığı zaman bu oluyor, tanındıktan sonra ise depresyon gelişmiyor. 

İLAÇ TEDAVİSİ:
 
İlaç tedavisinde antidepresan ilaçlar kullanılıyor. Artık ilaçlar çok gelişti. Okuyan, çalışan insanlara yönelik ilaçlar kişiyi uyuşturmuyor, donuklaştırmıyor ve yan etkileri bakımından çok rahat ilaçlar bunlar.
 
Terapi sürecine dönersek; dinamik ve analitik terapi nedir?
Dinamik yönelimli terapiler biraz farklıdır. Çok düzenli görüşmeler şeklide olmalı ve asla ara vermeden, haftada bir ya da iki kez yapılmalıdır. Dinamik terapi psikanalitik terapi diye adlandırılıyor. Kişinin, kişilik özelliklerini anlamaya yönelik, kendisinden kaynaklanan güçlükler nelerdir, kişilik yapısında olması gereken değişimler ne olmadır? konularına açıklık getiren serbest çağrışımlı bir terapi bu. Terapistin daha uzun süre dinlediği, katılımının az olduğu bir teknik. Burada süre uzun ve en az 1-1.5 yıl gibi sürüyor, hatta 6-7 yılı da  bulabiliyor. Bu terapinin uygulanmasında güçlükler var çünkü terapistin bu konuda özel eğitim almış olması gerekiyor, hasta için de hem vakit, hem maliyet açısından sürdürmek zorlayıcı olabiliyor ama  bazı durumlarda kesinlikle gerekiyor.

Bilişsel terapi nedir dersek?
Obsesif kompulsif bozukluklar, panik bozukluklar gibi sorunlarda uygulanan bilişsel terapiler var. Burada hedef alınan şeyler zihindeki olumsuz düşüncelerdir. Panik atakla ilgili olarak örneğin, 'bu atak beni öldürecek, çıldıracağım' gibi korkuların daha sağlıklı düşüncelerle yer değiştirmesi sağlanır. Kişinin kaçınmaları varsa bu durumda da davranışçı boyut devreye girer ve kişinin bunların üzerine adım adım gitmesi sağlanır. Bunu da kişi haftalık seanslarda belirlenen ödevleri uygulayarak gerçekleştirir ve aşmaya çalışır. Gerektiğinde terapistten yardım ister, burada öğrenme mekanizmaları devreye sokuluyor. 



Etiketler: stres terapi


BİLGİ PARKI
ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ TV
VİDEOLAR
  • Konuk: Üniversitemiz UNESCO tarafından Türkiye'nin ilk ve tek mükemmeliyet merkezi seçildi.
    14 Kasım 2018, 14:59
  • Arslan: Trump'ın adımı uluslararası hukuka uygun değil
    14 Kasım 2018, 09:56
  • Dikkat eğitimi tedavisi nasıl yapılır?
    13 Kasım 2018, 11:26
  • Depresyon bulaşıcı mı?
    13 Kasım 2018, 09:07
www.bestseller.reviews

www.bestseller.reviews

www.militarycenter.com.ua